Efe Duyan

Metinler

Deniz Kenarında

Posted by fuydan on July 20, 2007

Karadeniz’den Marmara’ya akarken

Gelip geçiciliğe bir anıştırmadır deniz sarmaladığı bu gezegende

Özür dilercesine iki karayı ayırdığı için

İnsanlara bin belayla başa çıkmak için bir vesile sunar

Her sabah vinçlere takılır gözüm Haydarpaşa’da

Belki birinin sürücüsü kaçak binmiştir geceden şilebe.

Egzoz dumanından kirpikleriyle şoförler

boğaz köprüsünde kamyonlarına yeni adlar düşünüyorlardır.

Beykoz’da cam işçilerinin, Eyüp’te yüzyıldan saklanan sandalcıların

Ceplerinde taşıdıkları bir cevaptır, bilmeden soruyu …

Süleymaniye’de tarihçinin yuvarlak gözlüğüne vurur güneş

Sararmış sayfada değil önünde uzanmışken tek önemli bilgi.

Bitirim garsonun son sigarası da fırlatılmışsa Kavak’ta

Uykusuna bile girmeyecektir karanlık sular..

Galata’da balık tutarken emekli memurlar,

Ölüm korkusunu bastırır.

Hangi okulda işlenir söylesene

Dolmamış balık kasalarıyla, nasırlı avuçları boğaz köylülerinin?

Başıboş kamarotları meyhaneleri doldururken biraz açığa demirlemiş tankerin

Deniz havası değil iç sıkıntısı köpüklenir bardaklarda.

Akdeniz’de kürekçiler hep suskun kaldılar köle gemilerinde

İsyan eden tayfalarınsa kayıptır şarkılarından çoğu pek çok çağda

Dolmabahçe’nin sularında Amerikan erlerinin şaşkınlığı bilinir ama

Hangi derste değinildi rengine Potemkin’de çekilmiş bayrağın

Fırsat bulup da kirletmekten kara tahtayı beyaz tebeşirle?

denizde ayağın yerden kesildiği anda çocuğum

arkandan yüzeceğiz, bakabildiğin kadar uzaklara bak

ateşi bulduğu an yanan insandır en cesurumuz

kuşlara bakıp kendine kanat yakıştıran

ufuk çizgisiyle kafayı bozup ilk gemiyi düşünen o çatlak

artık biliyordur

yaşamanın bir bedeli hayal kırıklığı…

ilk duyduğunda iyot kokusunu delikanlım

dön geri ve anlat herkese

her mahallenin yoksulluğunda

bir ayaklanmanın çocukluk günleri yaşanır

kimin parmağını kaybettiğinden bahset çelik vidaları monte ederken

kimi düşünürken kaptan, az daha karaya vuruyordu

hangi balıkların, hangi ölülerin üzerinden geçtiler

kim sevişti bir kış günü terasında

topla herkesi, bu sessizlik, fırtınanın öncesi olsun..

değil mi ki yaşam,

büyük sözler büyük hayaller arasına gerili iplerden ibaret.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: