Efe Duyan

Metinler

Orta Doğu’da Kayıp Sözcük [taslak-II]

Posted by fuydan on August 13, 2006

Eşyalarını toplar bir ihtiyar, nesi varsa anılardan başka

Pencereye dayanmış, evcilleştiriyor acısını

Ağrı Dağı’nda ezerken üzümlerini on bin yıllık şarabın

Bir vakitler yoktu tanklar hayır yoktu// 

Kamyon lastiğini bugün evde bırakmış çocuk

Dicle kıyısında kısmış gözlerini, hayaller derliyor…

öğrenecek elbet yüzme, mayın hurdalarına kurulu direklerden sekip

Kaçan toplar için

Bilmiyoruz diğer oyunları dağdan dağa geçen//

Sırf sessizlik bozulsun diye dikilmişti oysa Babil’de bir kule;

Sümerlerden kalma yok mu hiç ortak sözümüz

Sararırken bir yanı atlasın, daha çok diğerlerinden?

Tarihin bu en iyi peygamber okulunda

oturmuyor kimse kapı önlerine artık neden? //

Ermenistan’da bir kadayıf ustası, Antep’i dinler masal yerine;

Tebriz’le illa karışır minyatürleri Bursa’nın;

Felluce’de yıkılmış duvarlardan Şam’a girer soğuk;

Karadeniz limanları saklamıştır Berberi korsanlarını

Arabistan’da eksik olan su, nehirlerden taşar kuzeyde

Bazense Beyrut’un güneyinde düşen bomba

İki semt öteden duyulmaz

Yine de Buzul Çağı’ndan bu yana ayrı kıtaları

Bir selam birbirine bağlayabilir;

Bir balıkla orduyu doyurmak marifet değil

Dün Kızıldeniz’i ikiye ayırmıştık,

Şimdi halkları birleştirmek ne kadar zor olabilir

Ramak kalmışken Orta Doğu haritalarının kendi kendini çizmesine

Bazı ağaçlar hem yaz hem kış açıyor

Güneş gerekirse üç kere doğacak günde

Güldürmek için ufak kızı, binanın altında kaldı diye giysiler

İlk kahve çekirdeği kavrulduğundan beri

Ve yürümeyle aynı zamanda öğrenilirken ölüm

Mezopotamya boyunca İnat Tanrılarına tapılmıştır;

Umut türetmenin tarifi en sert iklimde

Eski yazıtlarda değil esmer teninde geçer insanların

Yıpratırmış vakit neyi katsa önüne, laf!

Her doğanla yeşeriyor bir halk

Her ölenle yeni atasözleri öğreniyor

Tüm güneş saatleri günde iki kez gösterir bunu//

Uzak su kuyularına okul yerine devam ederken kızlar

Bahçeden yeni gelmiş bir velet hemen tahmin edebilir

Delip geçiyorsa kayaları Fırat

Nemrut kalabalığında kardeşini yitirmiş halklar içindir

Bir elinde kırk bira kadehi, dostluğa kalkmış

Bir eli, konuşmuyor diğeriyle 

Ve sabır, boynumuza sarılı çarşafsa tarihin bir ucundan geçerken diğerine

Bileyip durduğumuz acı, asılıdır duvarda ufacık bir çiviye belki

Ne demiş bir dost epey kuzeyden

Öykünün sonunda kullanılacak elbet

Başında adı geçen tüfek

Tam da bu yüzden

Her şey

Mucizedir çölde//

Bir kere yanmıştı Bağdat’ın kütüphanesi ve kurulmuştu

Sokak aralarında çarpışanlar yarın yeniden çakacaklar rafları;

İbn-i Sina’nın tavsiyeleri ile hastalıktan korunuyor

İran’da hapis yatarken Cafer Macid ve diğerleri;

Ve Filistin’e anıtlar dikmek yerine görkemli

Kaldırım taşları yenilenmelidir

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: